Kitap Adı: Sophie'nin Seçimi
Kitap Yazarı: William Styron
Çeviri: Kerem Sanatel
Yayınevi: Doğan Kitap
Kitap Sayfa Sayısı: 732
Basım Tarihi: 2019
Hayatınızda hiç dönüm noktası olabilecek seçimler yapmak zorunda kaldınız mı? Peki, sonrasında "Diğer seçeneği tercih etseydiniz, neler farklı olurdu?" hiç düşündünüz mü? İşte, bu kitap; gerek anlatımı gerekse tarih ve psikolojiyi harmanlaması ile gerçeğin çirkin tarafını yüzünüze vurabilen ender eserlerden biri. Öyle bir an geliyor ve anlıyorsunuz ki insanlık tarihindeki en büyük felaketlere öylece arkanızı dönüp gidemiyorsunuz. Bunu özellikle belirtmemin sebebi kitapta 2. Dünya Savaşı ve Nazi gerçeğinin tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmesi... Tarih o kadar büyük acılara sahne olmuşken siz, hiç bir şey yaşanmamış gibi davranamıyorsunuz. Okuduğunuz her satırda görmediğiniz ama kitaplardan gayet iyi bildiğiniz savaşın, en merhametsiz anlarına şahitlik ediyorsunuz.
Kitabın baş karakterlerden biri Sophie. Kitaba adını veren Polonyalı bir kadın. Bu geçmiş yolculuğa kendisi ile beraber çıkıyoruz. Tabi ki yalnız değiliz. Sevgilisi Nathan ve en yakın arkadaşları Stingo'da bu yolculukta bizlere eşlik ediyor. Kitaptaki sürükleyici hikayeyi, 22 yaşında yazar olmak isteyen Stingo'nun anlatımından dinliyoruz. Zaten tüm olaylarda Stingo'nun, bir pansiyona yerleşerek Sophie ve Nathan ile arkadaş olmasıyla başlıyor. Bu enteresan arkadaşlık, kişilerin travmalarını da bir bir ortaya çıkartıyor. Sophie'nin 2. Dünya Savaş'ının etkisini üzerinden atamaması ve Nathan'ın kişilik bozukluğu ile inişli çıkışlı bir hikaye örüntüsünün içine dalıyoruz.
Kitap ilerledikçe belli bir kırılma noktasından sonra tüm karakterlerin akıl sağlığından endişe etmeye başlıyorsunuz. Doğru ve yanlış birbirine karışıyor. Savaşın arkasında bıraktığı insanların travmalarını kavramaya başlıyorsunuz. Hatta kitabı okuyacaksanız, psikolojinizin sağlam olduğu bir dönemde okumanızda fayda olacaktır. Yoksa kitaptaki gerçeklik ile sınırlarda gezinmenin depresif etkisi sizi de içine çekebilir.
Olumlu Notlar:
1) Yazar, savaş ve Nazi ortamını dramaya kaçmayan tüm gerçekçiliği ile anlatmayı başarmıştır. Tabiri caizse, tarih bilginiz cilalanacak.
2) Tarih ve psikolojinin harmanlanarak kullanılması kitabı bir üst seviyeye taşımış. Psikoloji adına kitap sağlam gözlemlere ve doğru teorik bilgilere oturtulmuş.
3) Madame Bovary ve Lady Chatterley'in aşığı kitaplarına yaptığı göndermeyi (iki kitabı da okuduysanız) tüm duygu yoğunluğu ile özümseyerek kavrıyorsunuz.
Olumsuz Notlar:
1) Kitap ile ilgili yapılan en sık eleştirilerden ikisi: cinsellik ve argo sözcük kullanımı. Bu konularda hassasiyetiniz varsa, kitabı okumamanızı tavsiye ederim; çünkü, bu iki özellik kitabın baştan sonuna kadar her yerine serpilmiş durumda. Atlama şansınız pek yok.
2) Kitap sizi hikayenin içine çektiğinden ruhunuzu derinden sarsmakta. Bir anlamda eziyetin en sarsıcı hali bu kitap ile vücut bulmuş oluyor. Bu sebeple kitaptan sonra okuduğunuz tüm zalimlikleri kafanızdan atmanız zaman alabilir.
Akılda Kalanlar:
Alıntılar:
* Aklı durmuş Sophie'nin, düşünemez olmuş. Dizlerinin bağının çözüldüğünü hissetmiş "Seçim Yapamam! Seçemem!"
* Yeryüzünde hiçbir güç sırf ten rengi farklı diye bir halkı sefalete ve fakirliğe mahkum edemez.
* İyi bir kitap size çokça deneyim bırakır ve bittiğinde yorgun hissettirir, Çünkü okurken birden fazla hayat yaşarsınız.
* Ne mızmız insanlar, ufacık yaralarının...kabuklarını tırnaklıyorlar.
* "Hayal ürünü kötülük" - yine Simone Weil'den alıntılıyorum. -romantik ve renklidir, oysa gerçek kötülük karanlıktır, yavan, anlamsız, boğucu.
* ...Ölüm hayatın sanrısı olsa gerek ki, paganlar bile şüpheyle karşılar, acaba yaşamakla ölmek bir midir diye...





